“Bir gün buradan gideceğimi biliyorum” içimden bu cümle geçti dosyanın açılmasını beklerken. Bazı zamanlar cümleler beynimde şimşek gibi beliriyor. Öylesine, hiçbir amacı olmadan. En azından yüzeyde öyle görünüyor. Bilinçaltımın nasıl çalıştığına dair bir fikrim yok. Galiba artık öğrenmek de istemiyorum. Bazı şeyleri fazla didiklemek onu yaşamayı engelliyor diye düşünüyorum. Her neyse. Bir gün buradan gideceğimi biliyorum. Bir gün ellerimle kollarımı alıp, birbirine sarıp gideceğimi biliyorum. Nereye giderim bilmiyorum. Nerelerde uyanırım. Nerelerde tuvalete girer, yüzümü yıkarım bilmiyorum. Saçlarım yağlanır mı, yoksa toza sürüp öyle mi temizlerim bilmiyorum. Bir kere sokakta uyumuştum. Bir kere de uyuyamamıştım. Ha bir de çişim gelmese hiç uyanmayacağım sanırım. Bir gün ben de yaprakların gövdeye tutunduğu dal olacağım. Bir gün. Belki de bugün. Belki o bir gün çok uzakta ve yaşamım yetmeyecek ona uzanmaya. Belki de o bir gün hayatım içinde çok kısa sürecek ve hiç uzanmayacak ba...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.