beynimin kenarları acıyor. beynimin kenarları yanıyor. ellerimin ötesinde bir hisle buluştuğumda bütüün kollarımın yarım kalması gibi methiyeler düzülüyor anılarına. kendimi nasıl bir insana dönüştürdüğümle ilgili postu yorumlara kapatıyorum. "kendimi çok özlüyorum" dediğimde yandı canım her şeyden sonra. bir insan kendisini özlememeliydi. bir insan en çok kendisiyle buluşmalıydı oysa. neye göre yaşıyoruz? neye göre ilerliyoruz? nelerin bizi değiştirmesine izin veriyoruz? nelerle taşlaşıyoruz? neler uğruna duygularımızı kaybetmeye razı oluyoruz? nelerle kayboluyoruz?? ilk defa bir kayboluştan memnun değilim. bu iyi bir kayboluş değil. ben neredeydim bunca zaman? neden bu kadar saklandım? neden bu kadar uyum sağlamaya çalıştım? neden kendimi bu kadar çok özlemek zorunda bıraktım kendimi? neden hiç ağlamadım? neden kendimi yalnız bıraktım? ... binlerce paragraflık sorularım var ama hiçbirine verecek cevabım yok. kusmuğumda boğulmuş gibi hissediyorum kendimi. sanki hayat yavaş...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.