şekerleri çok sever, biliyor musun? şekerleri neden sevdiğini de bilmez. sonra vazgeçer en sevdiği şey turşu olur. ondan da vazgeçer. neden o delikli yollarda yürüdüğünü biliyor musun? bana da anlatmadı. anlatmadığı pek çok şey arasından ikincisiydi bu. yine de delikli yolları çok sevdiğini biliyorum. en sevdiği şeyler arasında dördüncüydü. bir gece kapı çaldı. pizza söylemiş, parasını ödeyip kapıyı kapattı. pizzayı mutfağa bıraktı ve odasına gidip bir bira açtı. bir yudum alıp onu da lavaboya döktü. oturduğum yerden her şeyi duyabiliyordum. sonra yanıma geldi. anlatmayacağı şeylerin beşincisinde yan yana oturuyorduk. gözleri dökülüyordu, ama, yere doğru giderken bir anda havaya savruluyorlardı gözleri. her düşen gözleri yerine yenisi geliyordu. her yeni gelen gözlerin renkleri farklıydı. sırasıyla mavi, kırmızı, yeşil, kahverengi ve sarı oldu. tekrarladı ama kendi göz rengi bir daha asla gelmedi. sanırım en sevdiği renk turuncuydu. onu hiç görmedi. var olmayan bir reng...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.