Sabah saat sekiz olmak üzere. Ve ben korkuyorum. Şimdiye kadar olamadığım her şey bin çuval dolusu taşa dönüşecekmiş ve başımdan aşağı boşalacakmış gibi. Sabah saat sekiz olmak üzere ve ben bugün babamın gelmesini bekliyorum. Bir mesaj atmıştım. Yasal sorumluluklarını bildiren ve yapmadığı takdirde gerekli yerlere başvuracağımı söylediğim. Ne olduysa oluyor ondan sonra. Telefonumda isim ve soyismiyle kayıtlı. Baba demek için bir çocuğun kalbinde neyin düzelmesi gerekir. “Baba”. Baba. Baba. Baba baba baba… Bilemiyorum. Hava serin ayaklarım üşüdü. Ne imleyen ne de imlenen kafamda örtüşmüyor. İçimde de hiçbir şey birbiriyle örtüşmüyor. Duygularım bile örtüşmüyorlar birbirleriyle. Sabah saat sekiz olmak üzere ve ben bugün babamın ne zaman geleceğini bilmiyorum. Tıpkı ne zaman gittiğini bilmediğim gibi. Tam olarak ne kadar süredir görüşmediğimizi, konuşmadığımızı bilmediğim gibi. Veya ne kadar kalacağını. Daha önce bi...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.