"Olsun demek de zor artık, çocuk düşlerimiz yok artık" Nasıl bir yerdeyim bilmiyorum. Hangi aşama? Hangi seviye? Bilmiyorum. Nereye gittiğimden de çok emin değilim. Normali mi bu acaba yoksa ben mi çok vazgeçmiş haldeyim, bilmiyorum mesela. Görmeyen insanlara "ben buradayım" demekten o kadar vazgeçmişim ki. Ben bir yaz yaşadım, o yazdan beri bütün yaz mevsimlerinden nefret ettim. Çok uzun seneler oldu. Belki 15 sene. Hala değişmedi. Her yaz mevsimi bir tür kötü anı veya deneyim taşıyor. Dünya'yı da yaz mevsiminde bulup kaybetmiştim. Bir yaz mevsimiydi kendimi polis eşliğinde hastanede bulduğumda. Belki o kadar kötü değildi bu yaz ama yine sevdiremedi kendini bana. Belki de ne yaşadıysam hem biri beni görsün diye yaşadım. Hep beni göremeyecek insanları seçtim. Babamdan mı kalmıştı bu? Her seferinde kalbim zaten kırılmış yerlerinden tekrar tekrar kırıldı. Bunun için sorumlu tutulacak tek kişi benim. Benim seçimlerim, benim tercihlerim ve benim kapılmak istedi...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.