söyleyecekler bitmemişti. heeey' diye durdurmanın arasında, fısıldadığın her şey, - bir dakika. cümleleri bitirmeme düşkünlüğümden dolan çocuklarla başbaşayız. öyle ki bir yere gidip de oturmuş ve beklemiş gibi. o da gelmiş gibi. nereye ait olacağını bilecekmiş gibi, nereye ait olduğumu öğrenmek istemiyorum. başıboş öylesine savrulmanın hafifliği ve özgürlüğüyle beraber gelen şeylerin en başında rüzgar var. o rüzgarı sevebilmenin içerisinde kaldırımlar yatıyor. kaldırımlara yatmak yatıyor. derken kuyulara iniyoruz yeniden. kuyulardan suları içmek yerine dağıtıyoruz. dağıtmak da ne kelime. ne kelime? nereden çıkıyor bunlar söylesenize bana. bunca derli toplu hayatlar nereden çıkıyor. bunca körkütük sarhoşluk, bunca .... cümlelerin sonunu getirmek bileklerime bıçağı dayamak gibi. mantıklı cümleler kurmaktan ise hiç bahsetmeyeceğim. yo, hayır inmeyeceksin oraya, söylemeyeceksin, bitişlerin ve başlangıçların arasına yerleşmeyeceksin. yerleştirilmeyeceksin. sonsuzluğun arasında so...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.