Sorry / A song Sesinin yankılanması hiç durmuyordu. İniyorduk dikenlerin arasından aşağıya, canımın acımasını umursamadığım nadir anlardan, yerlerdendir. Onların kestiği yerler hiç acımaz gibi olur. Hep kessinler isterim. Önden gidiyordu. Arkadan geliyordum. Ayaklarım yeri kavrayamıyordu. Düşecek gibi oluyordum. Kayıyordum hep. İnsanlar nasıl böyle yürüyebiliyordu bu kadar dik ve sağlam olmayan yerlerde. Tıpkı günlere, sorunlara, ilişkilere, diğer insanların nasıl yaşadıklarına dair sorduğum sorulara benziyordu bu da. Bir de insanlar hataları nasıl kabullenebiliyordu. İnsanlar birilerine nasıl aşık olabiliyordu. İnsanlar kendi sevdikleri şeylerin kendilerini mutlu ettiğinden nasıl emin olabiliyorlardı. Ya da sevdikleri şeylerden hiç mi sıkılmıyorlardı. Günün birinde hiç mi onları sevmekten vazgeçmiyorlardı. Kendilerinin bu kadar farkında olmayıp ilişkilerini genel olarak nasıl ayarlı ilerletebiliyorlardı. Nasıl sürekli sürekli sıçmıyor...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.