bir süredir ne anlamı var diye kafam kurcalanıyor. ne anlamı kaldı yazmanın, anlatmanın, onu yaşamak dururken. yazmanın anlamsızlığı, gerekliliği ve gereksizliği arasında gel- gitlerime kucak açtım oturuyorum. fakat his ya bu, tutku ya bu durmuyor işte. belki de hiçbiri değil. sadece alışkanlık. kafam kurcalanıyor, kafam gökyüzüne eriyor. düşüncelerim beynime sığmıyor. kendimle ilgili sorunlarım arasına karışıyorum. kendimle kavgam hiç bitmiyor. kendimle olan kavgamı bitirmeden başka kavgalar edinmek istemiyorum. varoluşuma sığamıyorum. daha doğrusu varoluşum bana sığmıyor. derin denizlere akıyorum, gürüldeyerek. sonra aklıma geliyor. bitkileri de tutsak ediyoruz saksılarda. izin vermiyoruz köklerinin yayılmasına, dallanıp budaklanmasına. kafam kurcalanıyor. düşüncelerim karıncalanıyor. varlığıma bir yol bulmuştum, gidiyordum. yanlış çıktı yol. kayboluyorum yeniden ve bu doğru oluveriyor. gerçekleşmek istemiyorum. gerçekleşen her şey büyüsünü kaybediyor. gerçekleşmek uğruna savuru...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.