Ana içeriğe atla

Kayıtlar

otuzbirağustosikibinondokuz

   Sabah saat sekiz olmak üzere. Ve ben korkuyorum. Şimdiye kadar olamadığım her şey bin çuval dolusu taşa dönüşecekmiş ve başımdan aşağı boşalacakmış gibi. Sabah saat sekiz olmak üzere ve ben bugün babamın gelmesini bekliyorum.    Bir mesaj atmıştım. Yasal sorumluluklarını bildiren ve yapmadığı takdirde gerekli yerlere başvuracağımı söylediğim. Ne olduysa oluyor ondan sonra.    Telefonumda isim ve soyismiyle kayıtlı. Baba demek için bir çocuğun kalbinde neyin düzelmesi gerekir. “Baba”. Baba. Baba. Baba baba baba… Bilemiyorum.    Hava serin ayaklarım üşüdü. Ne imleyen ne de imlenen kafamda örtüşmüyor. İçimde de hiçbir şey birbiriyle örtüşmüyor. Duygularım bile örtüşmüyorlar birbirleriyle.    Sabah saat sekiz olmak üzere ve ben bugün babamın ne zaman geleceğini bilmiyorum. Tıpkı ne zaman gittiğini bilmediğim gibi. Tam olarak ne kadar süredir görüşmediğimizi, konuşmadığımızı bilmediğim gibi. Veya ne kadar kalacağını. Daha önce bi...

o hikaye

(Her neyse ben hikayeme başlayayım. En azından bu sefer böyle anlatmayı deneyeyim. En sevdiğim hikayemsilerimde ne anlattığımı ben bile bilmiyorum biliyor musunuz? Bu sefer anlayarak denemek istiyorum. Çünkü planlar yapmak, kurgular oluşturmak hiç benim becerebildiğim bir şey olmamıştı. Hep içimden gelenin peşinden sürüklendim, belki de içimden gelenin peşinden gidecek kadar cesurdum. Neyse).

Freud

This was a summary of one of my researches for an essay I have just found for searching something about Freud easy to write and understand. It is a collection of multiple resources so I cannot refer to any source since I hadn't written any below it. I started with Freud because I want everyone to understand how identities and thoughts are formed and he is the beginning of it, at least the well-known and accepted worldwide. Hope you enjoy. Freud generally related his theories to pleasure- unpleasure principle. He identified two topography of psyche, first of which consisted of unconscious, preconscious and conscious. Preconscious contains those elements which are outside our awareness yet can be recalled under certain circumstances. However, the unconscious is identified with the repressed contents in childhood. This dynamic referred to psychic forces’ conflict with each other and the result was the neuroses, in particular anxiety with the relation of ego. The second topograph...
Belki de masamın yerini değiştirmeliyim. Belki masamı da değiştirmeliyim. Belki hep sadece güzel yerlere bakmalıyım. Bilemiyorum. Neyse bunlardan konuşmak için gelmedim bugün. Hikayeme devam etmek istiyorum. Kendimi bildim bileli çok korkarım. Ama bu motivasyonu, nesnesi olmayan saf korku. İçimde bir yerde hayatıma devam ederken çok farkında olmadığım ama hayatıma çok hızlı devam edersem eğer kendini gösteren bir korku var. Bu hız olumlu da olabilir olumsuz da. Korku bunu pek önemsemiyor. Ben olsam ben de önemsemezdim. Lise dönemime dair neler anlattığımı hatırlamıyorum daha öncesinde ve bu çıplaklığı, doğal akışı bozmamak adına bakmayacağım o yüzden tekrarladığım yerler olursa sebebini biliyorsunuz şimdi. Lise dönemime dair neler anlattığımı hatırlamıyorum, zaten lise dönemimi de pek hatırlamıyorum. İlk iki senem hem psikolojik hem duygusal hem okul ilişkileri açısından hem de ailesel olarak oldukça zorlu geçti. Sonraki senelerde okul problemlerimi çözdüm en azından. Her şeyi an...

desensitization

            I am a bit confused in fact. They said   my translation skills of my emotions to words were advanced, however, when I write, my words do not feel quite enough. Confused. I want my headphones. Today, I am going to plant strawberries on my balcony. I am excited. It helps me to heal, to see them grow, to talk to them. My hands create new lives, and they are green. Whatever, I want to talk about something else today. My body perception. And you will think that it will be about my weight. Maybe some part, I am not sure yet. The flow will decide.             During my last therapy session, Ms. Özge said that it was my sleekest appearance after a long time. I answered, “Most of the time, looking pretty makes me feel too much”. Of course, we discussed it. And I am not going to write about it with "I said" - "she said". But here we go.     ...
ben geri geldim. beni kucaklayan her şeyi bir kenara koydum. beni kenara koyan her şeyi kucakladım. annemi özlüyorum. nasıl sevildiğimi hatırlamasam da sevilmeyi özlüyorum. annemi özlüyorum. babamı unuttum. hep... ellerim tek kıvılcımda yanmış. gözlerim sabah beş ışığıyla kör olmuş. ben de hep karanlıklarda bırakmışım kendimi. görünmez olmak için kendimi bir de siyahlara bürümüşüm. korkmuşum kendimden, iyi olmaktan, başarılı olmaktan, insanların beni görmesinden. hep kendi ayağıma taş koymuşum. kendi önümü kapatmışım. nasıl değişir bu bilmiyorum. nasıl koparım bilmiyorum. yirmi altı senenin verdiğini birden nasıl sıfırlayabilirim bilmiyorum. kendi kendime nasıl anne olurum bilmiyorum. ellerimi nasıl severim, nasıl yalnızlıktan çıkarım. nasıl öğrenirim yürümeyi, koşmayı, emeklemeyi, düşmeyi, yeniden kalkmayı, bisiklete binmeyi... kendi ellerimi ne zaman tutmaya başlayabilirim bilmiyorum. beni seviyor musun? beni görüyor musun? beni fark ediyor musun? hep bunu istedim senden. içimi gör...

18/18

Bir gün güzel bir çiftlikte yaşayacağıma eminim. Ve rüzgar saçlarımın ve kirpiklerimin arasından geçip gidecek, her sabah her gece.             Ama neyse. Hiçbir şeyden emin değildi. Kendi koydukları dahil bütün kuralları yıkmak istedi. Sürekli kendisine “Bir kuştan bile daha özgür olacağım” diye tekrarlardı. Bedenimden, ruhumdan kurtulmayı ne kadar istediğimi asla tahmin edemezsiniz. Yalnızca ailesinin, toplumun değil kendi duygularının da tutsağı olduğunu düşünürdü hep. Ağlardı, ağlardı ve güldü. Lisedeki yıllar, bomboş. Onları hiç hatırlamıyor. Ailesi uyuşturucu kullandığını düşünürdü. Odasında illegal bir şeyler ararlardı hep ama hiç bulamazlardı. Hastalığıydı onu böyle yapan. Sonradan anksiyeteye, travma sonrası stres bozukluğuna, depresyona, yeme bozukluğuna, borderline’a dönüşen bipolardı. Belki de hiçbiri yoktu ve sadece kendisiydi. Belki sadece farklıydı ve bunu kabullenemiyor bu yüzden onu garip hissettiriyorlardı. Bel...