böyle anlatabilir miyiz her şeyi gerçekten? bunun ne kadar güzel olduğunu anlatabilir miyim?
o gün merdivenlerde Ay'ı ve denizi görünce güzelliğinden büyülendiğim gibi büyüleniyorum her saniye.
şimdi ben bu güzellikle ne yapacağım hissi kaplıyor her seferinde. bu hisse alışmak haksızlık gibi geliyor. ama sürekli böyle bütün duygularım en tepedeyken yaşamaya devam etmek de ikimiz için de yorucu olacak.
selam borderline ben geldim. yine merkezimin sallandığı zamanlardayız. her şey uçuşuyor etrafımda. bir saniye.
can I love you each day?
aynı zamanda sanki hayatımdaki her şey yerli yerine oturmuş gibi de hissediyorum. bunun tarifini yapmam nasıl mümkün olabilir ki?
kim aşkın tarifini yapabilmiş de ben yapayım değil mi?
daha dün kendimi iğrenç hissediyorken bugün yansımama baktığımda gördüğüm şeyi beğeniyorum. bir insan başka bir insanı nasıl bu kadar etkileyebilir ki?
tell me in how many ways can I love you?
belki doğru düzgün tanımıyorum henüz. belki tahmin ettiğimden bile daha zıt insanlarızdır. belki de tam tersi ama kendimi bulunmuş hissediyorum. sanki beni bulsunlar diye çocukken girdiğim o dolabı, o açmış ve bulmuş gibi beni. benim orada hissettiğim o tanıdık kaybolmuşluk ve yalnızlık gitmiş gibi. o tanıdıklığın gitmesi mi dengemi bozuyor bu kadar. bilinmezlik mi yoksa bütün bu hissettiklerim mi bilmiyorum.
iki zıt duyguyu aynı anda hissedebilirdik buna iznimiz vardı değil mi?
vardı evet.
çimlerde uzanıp sarhoş bir şekilde gökyüzünü izlerkenki huzur var içimde. daha da derini. daha da sakini.
bazen korkutuyor. kaybetme korkusu değil. bu duyguyla baş edebilecek gücüm ve yetim var mı korkusu. ben bunu kabullenebilecek miyim?
hani kendini gerçekleştiren kehanet var ya. ona sarılmaya devam eder miyim korkusu. bu hissi, bu sevgiyi hak ediyor muyum gerçekten? benim böyle hissetmek, böyle sevilmek hakkım mı gerçekten?
bu soruların cevabının hiçbiri bende yok şu an. tek bildiğim kendimi hiç bu kadar güzel bir yeşil tonunda daha önce görmediğim.
Yorumlar
Yorum Gönder