Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
 kim bilecek ki? klavyeler bile sürekli değişirken hangi modda işlevselliği devam ettirdiğimi arka planda kim bilecek ki? ben mi? güldürmeyin bence beni. ben ne söyleyeceğimi kiminle ne konuşmam gerektiğini bilmiyorum artık. birileriyle konuşmam gerekiyor mu onu da bilmiyorum açıkçası. gerçekten konuşmama grevine girmek istiyorum. insanlara bir şeyler anlatmaya çalışmaktan yoruldum. böyle mi olacaktı? ben bu sonsuzluğa gömülü gitgellerimle hep böyle barışmaya çalışarak mı geçirecektim geri kalan günlerimi? günlerimi geçiriyor muydum ki gerçekten? günlerimi geçiriyormuşum gibi hissetmiyorum. onların kontrolü bende değil. onlar geçiyorlar kendiliğinden ve ben bakıyorum oturduğum yerden. izliyorum. tıpkı tüm dizilerimi izlediğim gibi. merakla şaşkınlıkla anlamaya çalışarak. dizileri izlerken anlıyorum en azından anlamaya çalıştığımda. kendimi ve kendi hayatımı anlama yetim biraz azaldı.  hiçbir değerim yok gibi hissediyorum. kimse için hiçbir değerim yok gibi. main character asla...

obscurity

            Well, what should we talk about? Do you have any ideas? I don't.  And I don’t know if I ever will. I sat down again to talk about nothing that will become everything in the end. That will become my everything.             The discussions I have with my brain are endless and inconclusive all the time. They will never let me win, they will never let me lose. And they will never let me loose. The discussions do not have any origin, any destination.             At some point I understand everything. I do. But in others I refuse the things. I refuse to understand them. I don’t hurt anymore. I hurt sometimes. I ache sometimes. It aches. It doesn’t leave a scar. I feel like I am in the middle of a void that can talk to me. We do have conversations that I don’t remember. We do have.      ...
 böyle anlatabilir miyiz her şeyi gerçekten? bunun ne kadar güzel olduğunu anlatabilir miyim? o gün merdivenlerde Ay'ı ve denizi görünce güzelliğinden büyülendiğim gibi büyüleniyorum her saniye.  şimdi ben bu güzellikle ne yapacağım hissi kaplıyor her seferinde. bu hisse alışmak haksızlık gibi geliyor. ama sürekli böyle bütün duygularım en tepedeyken yaşamaya devam etmek de ikimiz için de yorucu olacak. selam borderline ben geldim. yine merkezimin sallandığı zamanlardayız. her şey uçuşuyor etrafımda. bir saniye.  can I love you each day?  aynı zamanda sanki hayatımdaki her şey yerli yerine oturmuş gibi de hissediyorum. bunun tarifini yapmam nasıl mümkün olabilir ki? kim aşkın tarifini yapabilmiş de ben yapayım değil mi? daha dün kendimi iğrenç hissediyorken bugün yansımama baktığımda gördüğüm şeyi beğeniyorum. bir insan başka bir insanı nasıl bu kadar etkileyebilir ki? tell me in how many ways can I love you? belki doğru düzgün tanımıyorum henüz. belki tahmin ettiğim...

Common people

       Neredeyim ben? Nereye gidiyorum? Neredeydim daha önce. Hep mi aynıydı. Hiç mi kıramayacağım döngülerimi?     Başaramıyorum. Başarmak istediğimden de emin değilim pek. Youtube'da Creep' in çıkması da aşırı manidar oldu şu anda. Bana söylenen hem en güzel hem de en kötü şeylerden. Bana her şeyi en net hatırlatan pek az şeylerden. Belki de tek şey olabilir. 30-42 unutma.      Bir insan nasıl bu hale gelebilir bazen merak ediyorum. Bu kadar şeyle nasıl baş edebilir ve bu kadar travmatik olayları üst üste senelerce nasıl yaşayabilir? Sanırım bu sebepten utanıyorum kendimden. Problem bende olmalı. Creep olan ben olmalıyım, special değil. Hem deli gibi sevilmek istiyorum, hem de kimse beni sevmesin, herkes benden uzak dursun istiyorum. Hayır, siz benim deliliklerimle uğraşmak için fazla normalsiniz, bunu hak etmiyorsunuz demek istiyorum. Öte yandan da biraz sevilsem geçer diyorum. Ama bunu kabullenemeyecek kadar problemliyim sanırım. Denedim,...

yeni yayın oluşturuluyor 29

       Saat 4'e geliyor. Çoğu işimi hallettim, duşumu aldım, saçlarımı kuruttum, kremimi sürdüm, çişimi yaptım, dişlerimi fırçaladım, kahvemi yaptım ve geldim. Konuşmam gerekiyor.      Bazen konuşmazsam patlayacak gibi oluyorum. Bazen de kendi sesime katlanasım asla gelmiyor. Bazen kendimle çok kavga ediyorum. Bazen kendimi seviyorum. Bundan tam bir sene önce kendime neler dedim, neler yazdım bilmiyorum. Yazdım mı onu da bilmiyorum açıkçası. Kontrol etmedim.Muhtemelen bir yerlere bir şeyler kusup bırakmışımdır ama. Bugün benim doğum günüm.        Kendimi en umutsuz hissettiğim doğum günüm sanırım. Belki de ilk defa mutlu ama umutsuzum. Sanki şimdiye kadar çırpındığım, çabaladığım her şey birer birer ellerimde sönüyor gibi hissediyorum. Sanki çıkmaz daracık bir yola girmişim ve asla çıkamayacakmış gibi hissediyorum. Sanki hep böyle olacakmış gibi hayatım. Ben hayatımı böyle istemiyorum. --- Her sene doğum günümü, doğum günüm işte diy...