Yine sayfalarca makale
yazmadan önce oturup kendi kendime yazmak istedim biraz. Biriktirdiğim,
sinirlendiğim, içime oturan, içimin almadığı, içsel ve dışsal o kadar şey var
ki aslında yazmak, anlatmak istediğim. Hepsini tek bir yazıya sığdıramayacağım
ne yazık ki. Belki burada hiçbirini anlatamayacağım. Çünkü önce bu dolmuşluğu
atmam gerek üstümden. Bu siniri, öfkeyi kusmam gerek bir şekle büründürmeden. Sonra
asıl konulara teker teker değinebilirim belki.
Normalde senelerle,
rakamlarla, numaralarla çok uğraşmam. “Yeni yıl yeni ben” gibi söylemlere
inanmam. Ya da yaşanılan olumsuzlukları bir seneye bağlamam. Ama 2020 ile o kadar
çok patlama yaşandı ki dünyada, bir insanın görmezden gelerek yaşaması
gerçeğini aklım almıyor benim açıkçası. Bunca olan biten olaylara duyarsız
kalmak nasıl oluyor? Çok uzun bir süre kendi akıl sağlığım için uzak kaldım
haberlerden. Şimdi de ara ara kendimi uzaklaştırdığım dönemler oluyor. Ama eskisi
gibi komple kesemiyorum bağımı. Öğrendikçe hep daha fazla acıkan, hep daha
fazlasını öğrenme ihtiyacı duyan biri oldum. Ve öğrenmeye devam ettikçe de hep
ne kadar az bildiğimi gördüm. Bildiklerim hiçbir şey. Bildiklerimin bir şey
olmasını isterken hiçbir zaman bildiklerimin o noktaya gelemeyeceğini de anladım.
Ama bu beni hiç geri çekmedi. Umarım hiç de çekmez. Bu yüzden insanların
meraksız, uğraşsız yaşayışları beni gerçekten hem sinirlendiriyor hem de
üzüyor. İnsanların aşırı net, keskin, yıkıcı davranışları beni hem üzüyor hem
de sinirlendiriyor. Hayır, hiçbiriniz bu kadar değilsiniz, bu kadar
olmamalısınız, kendinize ihanet ediyorsunuz resmen diye sinirlendiriyor. Ve aynı
şekilde üzüyor da.
Ben hep, ben
yapabiliyorsam herkes yapabilir. Ben bunu biliyorsam herkes biliyordur. Ben bunu
düşünüyorsam herkes düşünebiliyordur şeklinde yaşadım. Bunun böyle olmadığı
gerçeğini yeni yeni fark ediyorum. Bunu sindirmem de öyle kolay olmuyor tabi.
Bu hem kendime olan güvensizliğimden hem de insanları gözümde çok büyütmemden
kaynaklanıyor tabi. Bu yüzden insanların kötü davranışları hep seçtiğini
düşündüm belki de. Görüyorum ki artık, bir sürü değişken bizi biz yapan,
kimilerinin değişmesi mümkün değil.
Tıkandım. Çoğu yazının
sonunu getiremediğim gibi bununki de böyle kaldı. Olsun ben bunu böyle
paylaşmak istiyorum. Odaklanma sürem yine bu kadarmış.
Yorumlar
Yorum Gönder