Ana içeriğe atla

size o günü de anlatmayı deneyebilirim

oha karpuz var! günlerdir karpuz istiyordum, oha karpuz yiyebilir miyiz? 

biz neden problem ettiğimiz her şeyi problem etmişiz? özür dilerim. evrensel bir sevgi. bir bilinç. tek.

ama kozmik ironiyi de unutmayalım lütfen. 
çimenler kesinlikle dünyanın kılları. bir şeyin kılları nasıl bu kadar güzel olabilir. ağaçlar? 

onlar da rüzgarla dans ediyorlar. tıpkı bizim gibi. 

sazların içinde onlar gibi dans ediyorum, dışarıdan nasıl görünüyor? seni seviyorum, seni seviyorum diye dolanıyor biri. aman tanrım 

sessizlik.

ağaçların, denizin, çimenlerin, insanları sesi. allahım. lafın gelişi. çünkü hepimiz divine olanı içimizde taşıyoruz ve ancak bir bütün olduğumuzda bir tanrı olabiliyoruz. aslında hepimiz aynı şeyi istiyoruz.

çok küçüğüz, ve çok büyüğüz. tıpke fareler gibi. önemsiz gibi görünebiliyoruz. veya arılar gibi. 

ama çok önemliyiz. bu yüzden de çok büyüğüz. her birimiz mucizeyiz bu yüzden de farklı değiliz. 

yıldızların arasında kırmızı çizgileri görüyor musun? evet. 

bak. hepsi birbirine bağlı.

çimenlere dokunman lazım, onlar dünyanın kılları. 

ben hayatımda daha önce hiç bu kadar kendim hissetmemiştim. canım sigara bile istemiyor. ben hayatımda hiç bu kadar özgür hissetmemiştim. 

sarılalım. 
 öpüşelim de. dudaklarının hissi muhteşem.
gökyüzü muhteşem. 
ben bu kadar güzelliği nasıl kaldırabileceğim?
hiç görmemiştim. her gün gözümün önündeydi oysa. hiç göremedim.

tuğçe bak salyangoz, çok güzel değil mi? saatlerce oturup salyangozu sevdik ve onunla konuştuk. o bizimle hiç konuşmadı ama biz onu anladık. 

dans eden insanları en sakin yerden, tepeden izledim. dans ettim. hiçbir şey bu kadar güzel olmamıştı. 

ben de var olan her şeyi tüm gücümle sevdim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

desensitization

            I am a bit confused in fact. They said   my translation skills of my emotions to words were advanced, however, when I write, my words do not feel quite enough. Confused. I want my headphones. Today, I am going to plant strawberries on my balcony. I am excited. It helps me to heal, to see them grow, to talk to them. My hands create new lives, and they are green. Whatever, I want to talk about something else today. My body perception. And you will think that it will be about my weight. Maybe some part, I am not sure yet. The flow will decide.             During my last therapy session, Ms. Özge said that it was my sleekest appearance after a long time. I answered, “Most of the time, looking pretty makes me feel too much”. Of course, we discussed it. And I am not going to write about it with "I said" - "she said". But here we go.     ...

15/16

I planned to do other things for this time of the day before I went to bed. Still, I am here. I cannot prevent the urge to write and obviously I cannot resist it. Some call it inspiration, I say toleration, the clarity of mind. If I cannot tolerate my feelings I cannot sit in front of this computer. I need my feelings to calm down, at least to be tolerateable. That is the reason I cease to write from time to time. I feel it without even attempting to write. When I think about the act of writing my stomach puckers up inside. I feel the nausea. The feelings punch me in the stomach. Always. Or maybe it was the residue of the countless attempts of suicides with medicines. Or it was, what was the left of Dünya. Anyway. So long I haven’t talked about the past of me. The origin of me. How I turned out to be like this. I went to İstanbul a couple of weeks ago, home- as mom would say. Something hit me hard during that visit about my sister. For the last couple of months, I was ...

4 nisan 20

Merhaba. Bugün onay meselesi kafamı kurcaladı yine. Regl olacağım bu arada, çok depresif gelirsem salın beni. Annemle heyecanla başladığım her telefon konuşması hayal kırıklığıyla son buluyor. Annemle dertleşmem gibi bir şey asla söz konusu değil. Annem benimle dertleşebiliyor ama ben annemle dertleşemiyorum. Ve her telefon konuşması benim kalbimin kırılmasıyla bitiyor. Hala beklentim var annemden demek ki. Hala annemden beklentilerimi bırakmamışım. Insan nasıl bırakabilir ki zaten. Her şeyi bırakabilir belki ama annesinden gelebilecek desteği beklemekten vazgeçemez gibi. Ama vazgeçmek zorundayım. Bir gün beni nasıl yalnız bıraktığını görebilsin isterdim ama annem öyle biri değil. Yani sadece öyle bir kapasitesi ve bilgisi yok. Ve geri kalan bütün bilgilere kendisini kapamış bir kadın. Suçlayamazsınız. Şu an güvenli bildiği bir alanda ve güvenli alanını bu saatten sonra bırakacak da değil. Herkese ve her şeye üzülmekten sinirlenmekten çok yoruluyorum bazen. Kendim de dahi...