boşluklar dolmalıydı. boşlukların ardında kalan her hikayeyi sürüklemeliydi.
biliyorum. bilince daha da zor oluyor.
boşlukları kenara itiyorum.
boşlukları boşaltıyorum.
boşluklar konuşuyorlar. en son yıllar önce dinlediğim bir şarkı aklıma geliveriyor.
youtube elimin altında ama açmıyorum.
şarkıları biriktiriyorum günlüklerimde. günlüklerime dokunmuyorum. öpüyorum onları birer birer.
bazen bir bina olmak istiyorum. bazen bir bina olmak istemiyorum. sözlüklerime bakıp bakıp yeni kelimeler bulmak istiyorum ama sözlüklerimi hiç açmıyorum.
bazen yinelenen duygularla arkadaşlık etmek istiyorum, sonra ise bundan vazgeçiyorum.
hayatımın akıp gittiği her kanalda taşlar bırakıyorum bana ait olmayan.
varlığımdan sıkılmıyorum. varlığım küçük bir timsah oluveriyor.
paragraflarla ne derdim var onu da bilmiyorum. ama böylesi rahatlatıyor. kendi kendine konuşan bir samur yeğliyorum.
gözlerimi kamaştırıyor gece. gözlerimi kamaştırıyor gündüz. gözlerim hep şaşırıyor. bir gün vardı. o günden beri havaya karışma düşüncesi akciğerlerimi sabırsızlandırıyor. o günden beri gökyüzüne baktığım her an atomlarıma ayrılıp özgürleşme düşüncesi kulaklarımı gıdıklıyor.
hem küçük hem çok büyük. hem öyle hem de çok öyle değil ki. hem kurt hem kuzu gibi.
zıt olan her şeymiş gibi.
varlığım beni zorluyor. varlığım rahat durmuyor. insan hiçbir hayali olmadan daha çok anlamlı oluyor.
her seferinde farklı cevaplar buluyorum sorunuza. hocam, affedin.
küçümseyemiyorum hiçbir şeyi. hiçbirinizi. küçümseyemiyorum eylemleri. nelere değebileceğinizi biliyorum. neler olabilecekken olamayışlarınızı. nelerde kaybolup gittiğinizi. küçümseyemiyorum içinizi. küçümseyemiyorum kendimi.
ve büyütemiyorum da aynı zamanda ne sizi ne kendimi, gözümde.
kocaman öpüyorum. boşluklarda var olmaya gidiyorum.
biliyorum. bilince daha da zor oluyor.
boşlukları kenara itiyorum.
boşlukları boşaltıyorum.
boşluklar konuşuyorlar. en son yıllar önce dinlediğim bir şarkı aklıma geliveriyor.
youtube elimin altında ama açmıyorum.
şarkıları biriktiriyorum günlüklerimde. günlüklerime dokunmuyorum. öpüyorum onları birer birer.
bazen bir bina olmak istiyorum. bazen bir bina olmak istemiyorum. sözlüklerime bakıp bakıp yeni kelimeler bulmak istiyorum ama sözlüklerimi hiç açmıyorum.
bazen yinelenen duygularla arkadaşlık etmek istiyorum, sonra ise bundan vazgeçiyorum.
hayatımın akıp gittiği her kanalda taşlar bırakıyorum bana ait olmayan.
varlığımdan sıkılmıyorum. varlığım küçük bir timsah oluveriyor.
paragraflarla ne derdim var onu da bilmiyorum. ama böylesi rahatlatıyor. kendi kendine konuşan bir samur yeğliyorum.
gözlerimi kamaştırıyor gece. gözlerimi kamaştırıyor gündüz. gözlerim hep şaşırıyor. bir gün vardı. o günden beri havaya karışma düşüncesi akciğerlerimi sabırsızlandırıyor. o günden beri gökyüzüne baktığım her an atomlarıma ayrılıp özgürleşme düşüncesi kulaklarımı gıdıklıyor.
hem küçük hem çok büyük. hem öyle hem de çok öyle değil ki. hem kurt hem kuzu gibi.
zıt olan her şeymiş gibi.
varlığım beni zorluyor. varlığım rahat durmuyor. insan hiçbir hayali olmadan daha çok anlamlı oluyor.
her seferinde farklı cevaplar buluyorum sorunuza. hocam, affedin.
küçümseyemiyorum hiçbir şeyi. hiçbirinizi. küçümseyemiyorum eylemleri. nelere değebileceğinizi biliyorum. neler olabilecekken olamayışlarınızı. nelerde kaybolup gittiğinizi. küçümseyemiyorum içinizi. küçümseyemiyorum kendimi.
ve büyütemiyorum da aynı zamanda ne sizi ne kendimi, gözümde.
kocaman öpüyorum. boşluklarda var olmaya gidiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder