Ana içeriğe atla
günaydın.
gömleklerime sürdüğüm sümüklerimin arasından çıktım, iyi geceler demek için sana. zaten uyanamadığın bir güne iyi geceler demek zorunda kaldık. ne oldu, nasıl oldu inan anlamadım.
anlayamadım.
neden acısı hep sonradan çıkar böyle şeylerin.
neden tarifi olmaz, neden anlatılamaz.
tuz kokulu bir rüyaydı.
kabus demeye dilim varmıyor. insan böylesine güzel bir şeye nasıl kabus der ki.
delirmeye yüz tuttu kafam.
seninle birlikte gitmek istiyor. sana yaşama hakkı vermeyen her şeye direniyor. seni böyle nasıl sevebilirim şimdi.
nasıl seninle aşık atabilirim, hayat konusunda. sana yenildim. gidişinle yendin beni.
hayatımda hiç bu kadar korktuğumu ve acı çektiğimi hatırlamıyorum. seninle nasıl olacağımı bilmeden, şimdi sensiz nasıl olabilirim onu kestiremiyorum.
bunu nasıl derine gömeceğimi bilmiyorum. nasıl affedeceğimi kendimi. nasıl affedeceğini beni.
güneş ışınlarının arasından beni nasıl selamladığını, ter parçacıklarımın arasından....
mavi kelebek, kırmızı,..
hayal kuracaktık beraber biliyorsun dimi? küfür edecektik ona buna. nasıl yaşanır gösterecektik. sadece sen ve ben olacaktık.
dünya üzerindeki en güzel şey, en doğal şey nasıl bu kadar acı çekmesine sebep olabilir ki insanın.
ölüm neden bu kadar acı verir ki. gitmek, yok olmak. uçmak.
bütün bunlar neden bu kadar kanatır insanı.
yaranın yerini bulamıyorum. durduramıyorum kanı, o mükemmel ellerinle yardım etsene, bulayım.
NEDEN GERİ GETİREMİYORUM SENİ. NEDEN GERİ GELMİYORSUN. NEDEN CANIM BU KADAR YANIYOR. NEDEN ÖLMEK ZORUNDAYDIN.
bana bunların cevabını neden vermiyorsun. hepsinin cevabını benden daha iyi biliyorsun, saklama.
melek olmak kolay değildir herhalde, bilirsin işte. anlatsana bana.
bana söyleyeceklerin vardı daha. bitti. öldün.
ölme isterdim. hala aklım almıyor. aklımın alabileceği bir şey değil bu.
İnsan olmanın en zor yanı da bu olsa gerek, aklımız her şeyi almıyor işte. Kalbimize sığması gerekiyor bazı şeylerin, 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

desensitization

            I am a bit confused in fact. They said   my translation skills of my emotions to words were advanced, however, when I write, my words do not feel quite enough. Confused. I want my headphones. Today, I am going to plant strawberries on my balcony. I am excited. It helps me to heal, to see them grow, to talk to them. My hands create new lives, and they are green. Whatever, I want to talk about something else today. My body perception. And you will think that it will be about my weight. Maybe some part, I am not sure yet. The flow will decide.             During my last therapy session, Ms. Özge said that it was my sleekest appearance after a long time. I answered, “Most of the time, looking pretty makes me feel too much”. Of course, we discussed it. And I am not going to write about it with "I said" - "she said". But here we go.     ...

15/16

I planned to do other things for this time of the day before I went to bed. Still, I am here. I cannot prevent the urge to write and obviously I cannot resist it. Some call it inspiration, I say toleration, the clarity of mind. If I cannot tolerate my feelings I cannot sit in front of this computer. I need my feelings to calm down, at least to be tolerateable. That is the reason I cease to write from time to time. I feel it without even attempting to write. When I think about the act of writing my stomach puckers up inside. I feel the nausea. The feelings punch me in the stomach. Always. Or maybe it was the residue of the countless attempts of suicides with medicines. Or it was, what was the left of Dünya. Anyway. So long I haven’t talked about the past of me. The origin of me. How I turned out to be like this. I went to İstanbul a couple of weeks ago, home- as mom would say. Something hit me hard during that visit about my sister. For the last couple of months, I was ...

4 nisan 20

Merhaba. Bugün onay meselesi kafamı kurcaladı yine. Regl olacağım bu arada, çok depresif gelirsem salın beni. Annemle heyecanla başladığım her telefon konuşması hayal kırıklığıyla son buluyor. Annemle dertleşmem gibi bir şey asla söz konusu değil. Annem benimle dertleşebiliyor ama ben annemle dertleşemiyorum. Ve her telefon konuşması benim kalbimin kırılmasıyla bitiyor. Hala beklentim var annemden demek ki. Hala annemden beklentilerimi bırakmamışım. Insan nasıl bırakabilir ki zaten. Her şeyi bırakabilir belki ama annesinden gelebilecek desteği beklemekten vazgeçemez gibi. Ama vazgeçmek zorundayım. Bir gün beni nasıl yalnız bıraktığını görebilsin isterdim ama annem öyle biri değil. Yani sadece öyle bir kapasitesi ve bilgisi yok. Ve geri kalan bütün bilgilere kendisini kapamış bir kadın. Suçlayamazsınız. Şu an güvenli bildiği bir alanda ve güvenli alanını bu saatten sonra bırakacak da değil. Herkese ve her şeye üzülmekten sinirlenmekten çok yoruluyorum bazen. Kendim de dahi...