olsun.
bir sabahın gecesinde bıraktığım yerdeki tüm beyaz sayfaları toparlayan bir halim var. buruşturduğum her sayfa bir kenarda atılmamayı bekliyor. böylesi günleri hep severdik. hiç sevemeyeceğimiz bir yerlerde.
insanları anlamanın zorluğu içerisindeydik. hep öyleydi. ve hep öyle kalacaktı. bir mavinin kanadına takılmıştık da o mavi nerelere götürecekti.
bir güzeldi. ikiyi muhteşem kılacaktık. ama üç berbattı.
"soğukta büzüşmüş kocaman bir sik gibiyim!!"
ruh halini özetleyen küçük bir dünyaydı. kelimeleri titreştiren asfaltlarda kayan kum taneleriydik. ve hiç kimse varlığını sorgulama çabası içine girmek istemiyordu.
bir büyük rahatlama mevcut bulunan soğuk havalar artık dondurmuyordu. neden bilinmez ama hep aynı hayatlar farklı yerlerdeydiler.
farklılıklardır yakınlaştıran insanları. demenin ötesinde bir şeyler yapmak isterdik elbet. ama
amaları kaybettiğimiz de zamanlar da gelecekti.
belki gerçekten bir dinozorun kanadına takılırdık. ve uçuruma çeyrek kala düşerdik ve yuvarlanırdık aşağı. acılı bir ölüm tadarken anlardık.
geç olmasının tarif edilemez hezeyanında bir başka düşleri arardık. ne olduğunu bilmediğimiz bir inanışın peşinden gider ve orada takılı kalmanın ne yazıklığı içerisinde kendi kanlarımızı seyrederdik. belki böylesi makbuldür. belki. belki..................................................................................
bir sabahın gecesinde bıraktığım yerdeki tüm beyaz sayfaları toparlayan bir halim var. buruşturduğum her sayfa bir kenarda atılmamayı bekliyor. böylesi günleri hep severdik. hiç sevemeyeceğimiz bir yerlerde.
insanları anlamanın zorluğu içerisindeydik. hep öyleydi. ve hep öyle kalacaktı. bir mavinin kanadına takılmıştık da o mavi nerelere götürecekti.
bir güzeldi. ikiyi muhteşem kılacaktık. ama üç berbattı.
"soğukta büzüşmüş kocaman bir sik gibiyim!!"
ruh halini özetleyen küçük bir dünyaydı. kelimeleri titreştiren asfaltlarda kayan kum taneleriydik. ve hiç kimse varlığını sorgulama çabası içine girmek istemiyordu.
bir büyük rahatlama mevcut bulunan soğuk havalar artık dondurmuyordu. neden bilinmez ama hep aynı hayatlar farklı yerlerdeydiler.
farklılıklardır yakınlaştıran insanları. demenin ötesinde bir şeyler yapmak isterdik elbet. ama
amaları kaybettiğimiz de zamanlar da gelecekti.
belki gerçekten bir dinozorun kanadına takılırdık. ve uçuruma çeyrek kala düşerdik ve yuvarlanırdık aşağı. acılı bir ölüm tadarken anlardık.
geç olmasının tarif edilemez hezeyanında bir başka düşleri arardık. ne olduğunu bilmediğimiz bir inanışın peşinden gider ve orada takılı kalmanın ne yazıklığı içerisinde kendi kanlarımızı seyrederdik. belki böylesi makbuldür. belki. belki..................................................................................
Yorumlar
Yorum Gönder