elini tuttu. el tutmak adettendi. bıraktığı şeyi yerine koymaya çalışmak ama bunu yaparken işin içine sıçmak gibi bir şeydi.
haydi, ellerimi kes dedi.
el kesmek güzel bir şeydi. kanların aktığını gören herkes bu büyük aşkın nasıl ortaya çıktığını merak ediyordu.
el kesmek, adetler olmadan, dokunmadan da sevebilmek demekti. ve bu çok zor bir şeydi.
nerede bıraktılar bu kadar şeyi dedi.
bu kadar şey nerede kaldı.
yoksa temizlemişler miydi.
yanan yerleri kontrol etmek zorunda kalan her aklın bir tesadüfüydü bu.
hislere akan her yol bir düşünce içermiyor muydu.
susması gerekiyordu.
susulacak az şey vardı.
ve lütfen.
takla atmalıyız artık.
bu kadar sıradanlığın içinde yapabileceğimiz tek şey kaldı bu.
aklınızı kaybedebileceğiniz duygular yaşamayın. orada hep durun. bekleyin
beklemeseniz de kalın. ne bileyim. bazı duygular insanı delirtir.
aklınızla uyuşamaz. hep kavga edersiniz. bitirir işte.
ne bileyim
merhaba.
haydi, ellerimi kes dedi.
el kesmek güzel bir şeydi. kanların aktığını gören herkes bu büyük aşkın nasıl ortaya çıktığını merak ediyordu.
el kesmek, adetler olmadan, dokunmadan da sevebilmek demekti. ve bu çok zor bir şeydi.
nerede bıraktılar bu kadar şeyi dedi.
bu kadar şey nerede kaldı.
yoksa temizlemişler miydi.
yanan yerleri kontrol etmek zorunda kalan her aklın bir tesadüfüydü bu.
hislere akan her yol bir düşünce içermiyor muydu.
susması gerekiyordu.
susulacak az şey vardı.
ve lütfen.
takla atmalıyız artık.
bu kadar sıradanlığın içinde yapabileceğimiz tek şey kaldı bu.
aklınızı kaybedebileceğiniz duygular yaşamayın. orada hep durun. bekleyin
beklemeseniz de kalın. ne bileyim. bazı duygular insanı delirtir.
aklınızla uyuşamaz. hep kavga edersiniz. bitirir işte.
ne bileyim
merhaba.
Yorumlar
Yorum Gönder