Ana içeriğe atla

 Merhaba,

Tekrar'a alınmış şarkılarımla geldim yine. Bu beyaz sayfalardan başka bir yer yok dökebileceğim içimdeki alevleri, fırtınaları, heyelanları, depremleri...

Hiçbir zaman olmadı. Hiçbir zaman da olmayacak. Kafamın ve kalbimin içindekilerle bir sandığın içerisinde sadece sayfalarla olacağım. Bir daha o sandığın açılmasına izin vermeyeceğim. Hep en zayıf yerlerimden vuruldum. Hep ötekileştirildim. Hep öteki oldum. Hep zor, hep sorunlu. Bir umut belki biri sorunlarımı görürdü, beni onlarla severdi. Bir umut belki biri bütün sorunlu düşüncelerimi alırdı ve ellerinde severdi onları. Bir umut. Bir umut sevgiyle iyileşirdim. Bir umut biri beni etiketlemezdi artık. Bir umut biri beni ötekileştirmezdi. 

En son Teoman demişti, "sen korkutucu derecede dengesizsin." Hala saklarım o mesajını. Hatırlatsın bana herkesten uzak durmam gerektiğini diye. İşe yaramadı. Çok denedim, çok uğraştım. Çok denedim. Çoğu insanın içinden çıkamayacağı deliklerin içinden çıktım, yangınların içinden geçtim, defalarca küllerimden yeniden doğdum. Defalarca. Defalarca kendimi iyileştirdim ve hep denemeye devam ettim. Hep düştüğüm yerden kalktım. Tek başıma. Her seferinde tek başımaydım. Belki biri sorunlu olmamın arkasında bunların yattığını görürdü, bir umut biri etiketlerimin arkasını görürdü. Görmedi kimse. Kimse de görmeyecek. 

Şimdi bunun yasını tutmam gerekecek. Hiç bitecek mi tutmam gereken yaslar? Farkında mıdır acaba hayata karşı bütün umudumu yok ettiğine? Farkında mıdır acaba içimdeki son bağ kurma isteğini çabasını yok ettiğine? Öyle derin bir yerdeyiz ki ben onu kaybettiğimin acısını bile daha hissedemiyorum. Sevgi böyle bir şey mi gerçekten? Sevgi küçük hesaplar, ego tatmin oyunları, bütün sorumlulukları birbirinin üstüne yıkmaya çalışmak mı? Sonra da susmak mı? Sevgi bu mu gerçekten? Sevdiğin insanı yaralamak için uğraşmak mı? Onu anlamaya çalışmak değil mi? Yaralarını sarmaya çalışmak değil mi? İncitmemek için elinden geleni yapmak değil mi yani? Dünyanın en değerli şeyi gibi sakınmak değil mi incinmesinden? Önemsediği şeyleri önemsemek değil mi? Ben yanlış mı bilmişim? Ben yanlış mı sevmişim? 

Hep aptalmışım demek ki. 

Birisi beni dünyanın en sıcak yatağından iç çamaşırlarımla donmuş bir gölü delip içine atmış gibi. İçim donuyor. Midem hep üşüyor, çekiliyor. 

Ben bir daha sevmem kimseyi sanmıştım. Sevdim. Hem de çok. Çok sevdim. Şimdi yine bir daha kimseyi sevmem gibi geliyor. Bir daha kalbimi kimsenin ellerine bırakamam. Bir daha bu kadar canımın yanmasına izin veremem. 

Arayıp, niye yaptın diye bağırmak istiyorum. Niye niye niye niye niye niye niye niye niye niye niye niye nite niye niye niye niye niye niye niuye niye niye niye niye niye niyeyaptın. Sonra da sarılıp kollarının arasında teselli bulmak. Nolur tamir et diye yalvarmak istiyorum. Kalbimi uzatıp lütfen tamir et yoksa ölürüm demek istiyorum. Canım çok acıyor nolur yardım et demek istiyorum. Yapamaz ki. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Babalar Günü

      Babamla ilgili kafa yormayı bırakalı biraz oldu.  Yetişkin bir kadın haline bürünürken babamla ilgili hislerim zaman içinde sürekli değişti. Şimdi ise olduğu yerde büyük bir öfke var.     Her babalar gününde "Siktir et, düşünme. Senin gerçeğin bu ve kabullen." diyorum hep kendime ama içimin bir tarafında üzülmeyi bırakmayan bir yan var.      Bir babalar gününde kendi babamın beni nelerden mahrum bıraktığını söylemek istedim - Özellikle koşulsuz baba sevgisi. Babamın sevgisi iletişimde olduğumuz zamanlarda bile hep koşulluydu. Sırf onunla konuşabilmeye devam etmek için ihtiyaçlarımdan (maddi- manevi) bahsetmediğim çok zaman oldu. Bazen yeter be o benim babam, ondan yardım istemeyip kimden isteyeceğim dedim ama bu onu hep kaçırdı. Benden uzaklaştırdı.  - Güven duygusu. Kendim dahil hiç kimseye güvenmiyorum. Düşersem beni tutacak hiç kimse yok. Çünkü hiç kimseye düştüğümü söyleyemem. Söylesem de her zaman "sorun değil, ben altınd...
 Vomit. Need I to say? Seeping through my ears, nose, mouth somehow cannot form itself. The need is necessary, the need is bountiful, and the need forcing.Yet, it cannot form itself.  Fight. Will never end. No need to emphasise. Burning, like an endless bonfire inside a casket. Yet, it cannot consume. Endless source.  Belonging. On a painting, watercolour. Will talking work? Will it take away shield formed long before I was born? Maybe in a swaddle in a cradle? Soft, cashmere like. Will it work?  Will. Fading away. Each day, a candle light amidst the storm. No questions asked in this atmosphere. Take away relationships. the need again. the Other. Problem. Solution. Freedom. Imprisonment. Fear. Courage. What I see in my eyes. 
      This song.  In the middle of the night and we are walking towards the rocks on the beach. Nothing happens, we just stare each other and enjoy the wind on a summer night.  There is trust, there is love, there is freedom.      This song, reminds me of the freedom.  Somehow we find our way into each other's arms day after day. Watching the stars among the sand, kissing each other while the wind caress our skin. I never forget how we loved each other on that night, alone in the balcony, choosing songs one by one.  Our words embracing each other on the air, they feel familiar, they feel belonged. The sun and the moon were not taking turns during our days, they were existing together. A new form of life, we discovered.  This song, somehow, reminds me of those days.  We tried. We kept all the possibilities on the shelf, tried them one by one. This song reminds me something we had, we lost and we will never have. I will never hav...