Ana içeriğe atla

Babalar Günü

     Babamla ilgili kafa yormayı bırakalı biraz oldu. 


Yetişkin bir kadın haline bürünürken babamla ilgili hislerim zaman içinde sürekli değişti. Şimdi ise olduğu yerde büyük bir öfke var.

    Her babalar gününde "Siktir et, düşünme. Senin gerçeğin bu ve kabullen." diyorum hep kendime ama içimin bir tarafında üzülmeyi bırakmayan bir yan var. 

    Bir babalar gününde kendi babamın beni nelerden mahrum bıraktığını söylemek istedim

- Özellikle koşulsuz baba sevgisi. Babamın sevgisi iletişimde olduğumuz zamanlarda bile hep koşulluydu. Sırf onunla konuşabilmeye devam etmek için ihtiyaçlarımdan (maddi- manevi) bahsetmediğim çok zaman oldu. Bazen yeter be o benim babam, ondan yardım istemeyip kimden isteyeceğim dedim ama bu onu hep kaçırdı. Benden uzaklaştırdı. 

- Güven duygusu. Kendim dahil hiç kimseye güvenmiyorum. Düşersem beni tutacak hiç kimse yok. Çünkü hiç kimseye düştüğümü söyleyemem. Söylesem de her zaman "sorun değil, ben altından kalkarım" ile devam eder. Kendime karşı da. Altından kalkamadığımda da yardım isteyemem. Bu insanların bana yardıma açık olup olmadığıyla ilgili olmasından çok benim bilinçdışı öğrenmiş olduğum bir durum. Ayrıca kendi babamın bana iftira attığını da unutmayalım, küçük şeyler olsa da bir babanın asla yapmaması gereken bir şey.

- Romantik ilişkilerde beceriksizlik. Gözümün önünde canlandırabildiğim, öğrenmiş olduğum sağlıklı bir kadın-erkek ilişkisi mevcut değil. Sınırların nerede başlayıp bittiği, ne kadar fedakarlık yapılması gerektiği, nerede kendimi korumam gerektiği çok belirsiz. Manipülasyona ve istismar eden ilişkilere çok açık biri yaptı beni. 

- Tam olarak bir aile kavramının oluşmamış olması. Evlenmeyi düşünemiyor bile olmam. Evlenmek, bir aile kurmak düşüncesinin zihnimde herhangi bir şey canlandırmıyor oluşu. Çünkü bilmiyorum. 

- Annemle olan ilişkimin son birkaç seneye kadar kaotik ve kopuk oluşu. Yalnızca büyüdükçe anlamaya başladım annemi. Büyüdükçe, aradaki bağlantıları kurabilmeye başladıkça patriyarkanın etkisini kendi hayatımda görebilmeye başladım. Hiç kimse mükemmel değil ama annemi tüketen kişi de babamdı. Bu dinamikleri kendi ailemde anlayabilmek ve annemle ilişkimi düzeltebilmek çok uzun zaman aldı. 


Her şey bir etki-tepki zincirlemesiyle ilerliyor. Her tepki başka bir etkiyi tetikliyor ve yeni bir tepki doğuruyor. Kendi aile dinamiğimde asla kesin sınırlarla çizilmiş suçlu suçsuz bulamayacağım belki ama babamın yaşarken babasızlığın nasıl bir şey olduğunu bana tattırdığı için, beynimi geri dönülemez şekilde değiştirdiği ve en çok umurumda olan iki kadının hayatında da negatif izler bıraktığı için babamı asla affetmeyeceğim. Kendisine verdiğim sayısız şansları değerlendirebilmeyi bırak işin ucunda yine bana zarar vererek reddettiği için inanılmaz öfkeliyim. 

Kadın hakları diye konuşurken kendi annemin haklarını göremeyecek kadar beni kör ettiği için inanılmaz öfkeliyim. 

Bana yalanı, güvensizliği, kandırılmayı, terk edilmeyi çok küçük yaşta öğrettiği için çok öfkeliyim. 

Sen baba olmayı hiç hak etmedin. Sen benim o uzun süreli iş için gittiğin zamanlarda "Baba, gitme." diye ağlamalarımı hak etmedin. Seni affetmelerimi de. 

Ben en çok da senin hayatımda temsil ettiğin şeye çok öfkeliyim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Vomit. Need I to say? Seeping through my ears, nose, mouth somehow cannot form itself. The need is necessary, the need is bountiful, and the need forcing.Yet, it cannot form itself.  Fight. Will never end. No need to emphasise. Burning, like an endless bonfire inside a casket. Yet, it cannot consume. Endless source.  Belonging. On a painting, watercolour. Will talking work? Will it take away shield formed long before I was born? Maybe in a swaddle in a cradle? Soft, cashmere like. Will it work?  Will. Fading away. Each day, a candle light amidst the storm. No questions asked in this atmosphere. Take away relationships. the need again. the Other. Problem. Solution. Freedom. Imprisonment. Fear. Courage. What I see in my eyes. 
      This song.  In the middle of the night and we are walking towards the rocks on the beach. Nothing happens, we just stare each other and enjoy the wind on a summer night.  There is trust, there is love, there is freedom.      This song, reminds me of the freedom.  Somehow we find our way into each other's arms day after day. Watching the stars among the sand, kissing each other while the wind caress our skin. I never forget how we loved each other on that night, alone in the balcony, choosing songs one by one.  Our words embracing each other on the air, they feel familiar, they feel belonged. The sun and the moon were not taking turns during our days, they were existing together. A new form of life, we discovered.  This song, somehow, reminds me of those days.  We tried. We kept all the possibilities on the shelf, tried them one by one. This song reminds me something we had, we lost and we will never have. I will never hav...