Ana içeriğe atla

11 Mayıs 2025

    Bilmiyorum ne hissettiğimi. Bilmiyorum, nasıl yaşadığımı, nasıl hayatta kaldığımı ve günüme nasıl devam ettiğimi. Nasıl yenildiğimi de bilmiyorum.

    Hep Aysu olmak için verdiğim savaşlarda nasıl yenildiğimi bilmiyorum. Ben bir yere gidemem, ben hep buradayım aslında ama sanki gitmiş gibiyim. Sıradanlaşmak için o kadar uğraştım ki, en sonunda görünmez hale getirdim kendimi. Ama bu bile fazla geliyor bazen. Artık o kadar sıradanlaşmak istiyorum ki kişiliğim hiç kalmasın istiyorum. Dropshipping ile satılan Çin malı bir eşya gibi. Olmak istediğim.

    Akıntıya doğru yüzerken daha çok zorlukla karşılaşıyordum. Akıntıya karşı yüzmek bazı şeyleri kolaylaştırdı. Ama vazgeçtiğim ve bıraktığım çok şeyler oldu. Keşke diyorum, keşke aslında olduğum insan bu kadar zor olmasaydı. Keşke Aysu'nun yanında durabilmek zor bir iş olmasaydı. 

    Çocukluk fotoğraflarıma baktığımda gördüğüm sanki kendim değil de küçük kardeşim, yeğenim, kuzenimmiş gibi. "Sana kıyamam" ben diyorum ama her gün itinayla kıymaya devam ediyorum. Çocukluk fotoğraflarıma baktığımda gördüğüm çocuğu çok seviyorum ama kendimle bağdaştıramıyorum. Sanki o ben değilim. Hiç olmamışım. 

    Bir yerlerde unutulan eldivenler vardır. Herkes bir yerlerde bir eldiven unutmuştur herhalde değil mi? Ben eldivenleri pek sevmiyorum. Zaten senelerdir eldiven takacak kadar soğuk da olmuyor. Bir yerlerde bir şeyler koptu ve hayatım mutsuzluk silsilesi içine girdi. Bir yerlerde başka bir şeyler oldu ve hayatım artık bana ait olmayı bıraktı. Bir yerlerde bir şeyler oldu ve.

    Mutsuzluğumdan mutsuz olmayı bırakmak istiyorum artık. Mutsuzluğumla nötr bir daire içerisinde oturmak istiyorum. hepsi bu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

desensitization

            I am a bit confused in fact. They said   my translation skills of my emotions to words were advanced, however, when I write, my words do not feel quite enough. Confused. I want my headphones. Today, I am going to plant strawberries on my balcony. I am excited. It helps me to heal, to see them grow, to talk to them. My hands create new lives, and they are green. Whatever, I want to talk about something else today. My body perception. And you will think that it will be about my weight. Maybe some part, I am not sure yet. The flow will decide.             During my last therapy session, Ms. Özge said that it was my sleekest appearance after a long time. I answered, “Most of the time, looking pretty makes me feel too much”. Of course, we discussed it. And I am not going to write about it with "I said" - "she said". But here we go.     ...

15/16

I planned to do other things for this time of the day before I went to bed. Still, I am here. I cannot prevent the urge to write and obviously I cannot resist it. Some call it inspiration, I say toleration, the clarity of mind. If I cannot tolerate my feelings I cannot sit in front of this computer. I need my feelings to calm down, at least to be tolerateable. That is the reason I cease to write from time to time. I feel it without even attempting to write. When I think about the act of writing my stomach puckers up inside. I feel the nausea. The feelings punch me in the stomach. Always. Or maybe it was the residue of the countless attempts of suicides with medicines. Or it was, what was the left of Dünya. Anyway. So long I haven’t talked about the past of me. The origin of me. How I turned out to be like this. I went to İstanbul a couple of weeks ago, home- as mom would say. Something hit me hard during that visit about my sister. For the last couple of months, I was ...

4 nisan 20

Merhaba. Bugün onay meselesi kafamı kurcaladı yine. Regl olacağım bu arada, çok depresif gelirsem salın beni. Annemle heyecanla başladığım her telefon konuşması hayal kırıklığıyla son buluyor. Annemle dertleşmem gibi bir şey asla söz konusu değil. Annem benimle dertleşebiliyor ama ben annemle dertleşemiyorum. Ve her telefon konuşması benim kalbimin kırılmasıyla bitiyor. Hala beklentim var annemden demek ki. Hala annemden beklentilerimi bırakmamışım. Insan nasıl bırakabilir ki zaten. Her şeyi bırakabilir belki ama annesinden gelebilecek desteği beklemekten vazgeçemez gibi. Ama vazgeçmek zorundayım. Bir gün beni nasıl yalnız bıraktığını görebilsin isterdim ama annem öyle biri değil. Yani sadece öyle bir kapasitesi ve bilgisi yok. Ve geri kalan bütün bilgilere kendisini kapamış bir kadın. Suçlayamazsınız. Şu an güvenli bildiği bir alanda ve güvenli alanını bu saatten sonra bırakacak da değil. Herkese ve her şeye üzülmekten sinirlenmekten çok yoruluyorum bazen. Kendim de dahi...