kaçmayın. kaçmayın diye bağırdı. zaten kaçacak bir yeri de yoktu. oysa dünden kalan sağırlığını bir kenara koymuş, gidebileceğim bütün lokasyonları da teker teker aklından silmişti. bir dünya yaratacaktık. bir dünyayı yok edecektik. her şey bunlarla başlamıştı. hayal kırıklığımıydıbu. yoksa bu grimsi hayatın bir getirisi miydi bilinmez ama, bazı yerlerde, hep bazı şeylerde, hep bazı yüzler kalıyordu. korkuyu boğan tavırlarla aşabilseydi eğer, eğer bu kadar genç olmasaydı, eğer seni sevseydi, eğer bir gündüz vakti sarılabilseydi. susmasaydı eğer, konuşabilseydi, durdurabilseydi ya da. şimdi her şeyin bittiği hiçbir şeyin başladığı yerdeydi. tanrı da hiçlikten gelmişti. kendi tanrısını yaratacaktı. tanrı hayattı. belki de düzenlemediği her şeydi.
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.