Bir şeyleri bırakıyorum. Bırakmak çok zor. Düşüncelerimi duyamıyorum sessiz olun. Düşüncelerimi bulamıyorum. Bulduğum pek çok şey arasında onlar yok hayır. Ellerimin arasında onlar yok. Ellerimle beraber yoruluyoruz. Çok yoruluyorum. Sessiz olun kendimi duyamıyorum. Sizin için kolay olan şeyler benim için o kadar zor ki. Sizin gözünüz kapalı yaptığınız şeyler benim kim bilir kaç günlük enerjimi tüketiyor. Yine de her sabah uyanabiliyorum. İnsanın ölecekmiş gibi hissettiği zamanlarda bile her sabah gözlerini açması ve ölmemesi bazen ne kadar büyüleyici bazen de çok ağır bir lanet. Lütfen ellerimle gömün beni. En büyük cezayı onlar çektiler toprak altında kalmaya en çok onların hakkı var. İçimde o kadar şey birikti ki, masalda kurdu yardıkları gibi midemi yarıp hepsini içinden çıkarmak istiyorum. Kussam boğazımdan geçemeyecek kadar büyükler. Size söylemekten, belli etmekten en çok korktuğum şeyi söyleyeyim mi? En büyük zayıflığım olarak gördüğüm şeyi. Çok yalnızım. Zorlandığımda bana...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.