Yine sayfalarca makale yazmadan önce oturup kendi kendime yazmak istedim biraz. Biriktirdiğim, sinirlendiğim, içime oturan, içimin almadığı, içsel ve dışsal o kadar şey var ki aslında yazmak, anlatmak istediğim. Hepsini tek bir yazıya sığdıramayacağım ne yazık ki. Belki burada hiçbirini anlatamayacağım. Çünkü önce bu dolmuşluğu atmam gerek üstümden. Bu siniri, öfkeyi kusmam gerek bir şekle büründürmeden. Sonra asıl konulara teker teker değinebilirim belki. Normalde senelerle, rakamlarla, numaralarla çok uğraşmam. “Yeni yıl yeni ben” gibi söylemlere inanmam. Ya da yaşanılan olumsuzlukları bir seneye bağlamam. Ama 2020 ile o kadar çok patlama yaşandı ki dünyada, bir insanın görmezden gelerek yaşaması gerçeğini aklım almıyor benim açıkçası. Bunca olan biten olaylara duyarsız kalmak nasıl oluyor? Çok uzun bir süre kendi akıl sağlığım için uzak kaldım haberlerden. Şimdi de ara ara kendimi uzaklaştırdığım dönemler oluyor. Ama eskisi gibi komple kesemiyorum bağımı. Öğrendikçe hep daha fazla...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.