bir vazgeçiş sancısı içinde kıvranmayı anlatacağım bu sefer, eğer iyiyseniz okumanızı tavsiye etmiyorum. bilirim, hep iç karartıcı yazarım, hiç mutlu olmamışım gibi, hep kötümser gibi, sanırım yalnızca böyle anlarda konuşasım geliyor. belki de kendi içimde bir karar anı yaşıyor ve her nedense bunu ulu orta yapıyorum. aslında bireysel olmayan konular hakkında yazmak endişelendiriyor beni, bu yüzden ben de bireyselliğime döndüğüm her an kendimi burada buluyorum. içselleştiğim her yerde hüzünleniyorum da. bir vazgeçiş sancısı demiştim ya, öyle oluyor gerçekten. nedendir bilinmez ama içimde her şey çabuk olup bitiyor, bir kaç şey dışında. bazı şeyler beklemeye değer oluyor. yine de 22 yıllık hayatımın yarısından fazlasında tek bir şeyi gerçekten arzuladığımı düşünüyorum. kendimi sadece onunla bulduğumu, orgazm derecesine varıncaya zevk aldığım tek bir şey olduğunu biliyorum. yine de her insanın şanslı doğmadığını kabullenme aşamasını geçtim. belki yeterince çabalamıyorum, bilmiyorum. la...
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.