gözlerinizi görüyor musunuz? çürümek değil bu. çürürken böyle olmaz gözler. nereye gittiğinizi biliyor musunuz bilmeseydiniz keşke. götürdükleriniz getirdiklerinizle eş değer fakat, ne olduğu belli değil. belli olsaydı böyle olmazdı. kırdığınız her şişe için bir salyangoz yapışacak size bize. neden diye sormaya ne zaman başladım yeniden. kalbimi kıran soruları ne zaman sormaya başladım yeniden. neyse teşekkür ederim. günaydın. ek olarak merhaba. parçalanan her kemiğin kırılan noktasını çekip çıkaracak mıyız şimdi ya da çekip çıkarmalı mıyız şimdi korkup kaçacak kadar ne yaşamadın ne kadar yaşamadın da korkuyorsun bu kadar. yenileyebiliyor muyuz bunları kime anlatabiliyoruz. kimseye anlatmayalım bence sus bir. her şey bu kadar değil gerçekten kaybetmiş sayılıyor muyuz kızgın olmalıydım, kırgınım. kırgın olmak istemiyorum. iyi tamam. bu kadar yeter.
The peaks of my story, the journey of my learning, the awareness of mental health, the sharing of some information I have got, the growth, Warning! Not so fun. The more the merrier.